İskenderpaşa Mahallesi Sofular Caddesi Parlak Apartmanı No:14 Daire:3 Pazartesi - Pazar 09:00 - 18:00 +90 552 797 67 44

Obezite Cerrahisi

Obezite Cerrahisi Nedir?

Obezite, düzensiz ve sağlıksız beslenmenin giderek yaygınlaşması ile beraber dünyadaki pek çok toplumda görülmeye başlayan, önemli bir sağlık sorunudur. Kilo vermekte zorlanan, aşırı kilolu kişilerin bu sıkıntısı çeşitli şekillerde giderilmek istenir. Ancak net ve doğru yöntemi bulmak gereklidir. Bu noktada bir takım uygulamalar diğerlerinin arasından sıyrılarak gündeme gelirken, özellikle de son dönemlerde en sık konuşulan uygulamalardan birisi olarak da “obezite cerrahisi” dikkat çeker.

Dünya genelinde pek çok obez hasta bulunur. Bu hastalar türlü yöntemler ile kilo vermeye çalışırlar. Kilo verme konusunda hastalara yardımcı olabilmek adına sindirim sistemlerine müdahalede bulunulması durumu söz konusu olurken, gıda alımları ya da gıda emilimlerinin azaltılması amacı ile yapılan bütün bu müdahalelere ise obezite cerrahisi adı verilir. Kimi yerlerde bu operasyon, yukarıda da belirtildiği üzere bariatrik cerrahi olarak da geçer.

 

Obezite Cerrahisine Dair Önemli Noktalar

Her operasyon gibi obezite cerrahisi operasyonları da ciddi cerrahi işlemlerdendir. Bu nedenle de hastaların çeşitli noktalara özellikle dikkat etmeleri gerekir…

• Kilo vermek için oldukça kalıcı ve bir o kadar da kesin etkilerin ortaya çıkarılması obezite cerrahisi çerçevesinde mümkün olur. Kişinin önemli ve ciddi bir operasyon geçirdiğini bilmesi, buna uygun hareket etmesi bu anlamda şarttır.
• Ameliyatın ardından dinlenme ve düzelme evresinde kişiler mutlaka uzmanların dediklerine harfiyen uymalıdır. Özellikle de beslenme ve egzersiz konularında hastaların üstlerine düşenleri yapmaları gerekmektedir.
• Bu cerrahi müdahale sonrasında hastaların kilo verme hızları oldukça yüksek olur. Fakat verilen kilolardan sonra mevcut kilonun korunması adına kişinin yaşam tarzına da belli bir derecede müdahale etmesi gerekir. Kalıcı başarı, daha sonradan çeşitli alışkanlıkların gölgesinde kalmamalıdır.
• Obezite cerrahisi elbette ki teknolojik gelişimlerden etkilenir. Özellikle de yeni gelişmeler ve farklı metotlar noktasında son derece iyi ve kaliteli müdahaleler gerçekleştirilebilir. Örneğin kapalı laparoskopik yöntem son yıllarda daha sık uygulanır ve bu yöntemin ardından hastaların daha hızlı iyileşip kendi hayatlarına daha rahat döndükleri görülebililr.
• Öte yandan obezite cerrahisi bir anda popüler olmuş bir müdahaledir. Çünkü ameliyatın ardından riskler düşmüştür ve ameliyat süreci de hayli kolay şekilde atlatılmaktadır. Buna ek olarak, yine başarılı geçen bir operasyon sonrasında hastanın sırf kilo ve obezite kaynaklı yaşadığı sağlık sorunları da ortadan kalkabilir.

 

Obezite Cerrahisi Kaç Çeşittir?

Bu alanda yapılan ameliyatlar temel olarak 2’ye ayrılmaktadır. Bu ameliyat türleri şu şekilde açıklanabilir;

1. İlk ameliyat türü daha çok kısıtlayıcı ameliyatlardaki midenin hacminin küçültülmesi ile ilgilidir. Mideye ulaşan gıdaların hem miktar olarak azaltılması, hem de kişinin genel olarak yediği gıdaların azaltılması bu müdahalenin ana konusudur.
2. İkinci ameliyat türü ise emilim ile ilgilidir. Emilimin azaltıldığı ameliyat türlerinde besinlerin emilimini azaltmak için bağırsakların bir kısmı kesilip alınır. Bu da tercih edilen bir yöntemdir.

Obezite oldukça ciddi ve önemli bir sağlık sorunudur. Konu sadece dış görünüş değil, aynı zamanda fiziksel rahatsızlıkların da hissedilmesidir. Örnek olarak yüksek tansiyon şikayeti, depresyon, iktidarsızlık, insülin direnci, uyku apnesi, kolesterol yüksekliği ve solunum bozukluğu gibi rahatsızlıklar obezite ile ilgili olabilir.

 

Mide Kelepçesi Ameliyatı Nedir?

Yaklaşık olarak 1 ila 2 saat kadar süren bu operasyon, gıda alımında kısıtlama yapmak için gerçekleştirilir. Obeziteyi çözmek adına uygulanan mide kelepçesi ameliyatı, laproskopik yöntem ile yapılmaktadır. Hastanın genel anestezi ile uyutulması sonrasında travma oluşum riski de son derece azdır.

Söz konusu ameliyat çerçevesinde midenin üst tarafına şişebilme özelliğine sahip bir bant takılmaktadır. Bu şekilde mide 2 bölüme ayrılır. Üst kısmın küçük, alt kısmın ise büyük bölüm olarak ikiye ayrıldığı işlem sırasında, bölümlerin arasında ise ufak bir de kanal bırakılır.

Mide kelepçesi ameliyatının ardından herhangi bir komplikasyon gelişmesi ya da enfeksiyon görülmesi son derece düşük bir ihtimaldir. Hatta ameliyatın rahatlığını vurgulayabilmek adına hastanın ileride midesinden kelepçe alınması bile söz konusu olabilir.

Ameliyat sonrasında hastanede kalmak da çok uzun sürmeyecektir. İyileşme belirtileri başladıktan sonra hasta taburcu edilir.

Mide bandı takılması, yani mide kelepçesi operasyonundan sonra hastanın çok daha hızlı ve çabuk biçimde doyduğu gözlemlenebilir. Öyle ki hasta toplam ağırlığının çeyreği, hatta yarısı ve yarısından biraz daha fazlası kadar kilo verebilir. Bu şekilde obezite sorunu da çözülür.

 

Tüp Mide Ameliyatı Nedir?

Genel olarak mide küçültme operasyonu olarak da bilinen tüp mide ameliyatı, gıda almayı kısıtlama amaçlı olarak yapılır. Midenin yaklaşık olarak yüzde 75’lik bir kısmının cerrahi müdahaleler ile alınması bu ameliyat ile mümkündür. Ayrıca, midenin kalan kısmı ise bağırsaklara bağlanır. Bu bölüm geriye kalan ince ve uzun kısımdır.

Bu ameliyat ile mide kelepçesi ameliyatı arasındaki temel fark ise, söz konusu ameliyatın geri dönüşünün olmamasıdır. Çünkü diğer ameliyatta mide kelepçesi ileride alınabilmekte iken, burada ise doğrudan midenin kesilip alınması durumu söz konusudur. O nedenle de ameliyat için emin olmak ve kesin karar vermek şarttır.

Ameliyat sonrasında ilk hafta hasta mutlaka en iyi şekilde dinlenmek zorundadır. Bu nedenle de vücut zorlanmaz ve dinlendirilir. Ayrıca, bu ameliyat sonrasında ciddi komplikasyonlar da gözlemlenmemektedir. Fakat uygulama yeni sayılabilir ve uzun dönem için detaylı gözlemlemeler henüz yeterli seviyelere gelememiştir.

 

tr_TRTürkçe